| @asilmizah.com uzantılı (sınırlı sayıdaki) msn adresi almak için |
| Hoşgeldin Misafir |
|

|
|
Kapat

|
 |
| Yazar |
Mesaj |
Ozzy TecrübeLi

Kayıt: 22.09.2006 Mesajlar: 978 Tema: extremedarkred
Şehir: İstanbuL Ruh Hali: 
Level : 27
|
Tarih: Cmt 18 Ekm 2008 16:17 Mesaj konusu: Türk Edebiyatının Acı kaybı Şair Fazıl Hüsnü Dağlarca |
|
|
|
|
Türk edebiyatının büyük ustası Fazıl Hüsnü Dağlarca 94 yaşında hayata veda etti.
ŞİİRLERİNDEN SEÇMELER
Bütün yaşamını şiire adayan, kendisini anlatmak için başka hiçbir edebiyat türünü düşünmeyen Fazıl Hüsnü Dağlarca, diğer edebiyatçıların farklı türlerde yapmayı seçtikleri çalışmaları hep şiirde denedi. Düş gücüyle kendine özgü alegoriler, semboller yaratan, tasarılar ortaya atan ozanın ayağı hep yurdunun, insanlığın yaşadığı ortamın toprağında oldu.
Tam doğum tarihi 26 Ağustos 1914 olan ozanın gerçek adı Mehmet Fazıl Dağlarca’dır. Süvari Yarbayı Hasan Hüsnü Bey’in oğlu olan Dağlarca ilk ve orta öğrenimini Anadolu’nun çeşitli yerlerinde tamamladı. Kuleli Askeri Lisesini (1933) ve Harp Okulunu (1935) bitirdi. II. Dünya Savaşı yıllarında bölük komutanı olarak Trakya’da görev yaptı. 1950’de, 15 yıllık askeri görevden sonra emekli olarak Basın Yayın ve Turizm Genel Müdürlüğü’nde ve Çalışma Bakanlığı’nda çalıştı. Emekliye ayrıldıktan sonra İstanbul’da ”Kitap Kitabevi”ni kurdu. 1960-64 arasında, 43 sayı devam edecek Türkçe adında bir dergi çıkardı. 1970’te, kurduğu yayınevini kapattı. Dağlarca’nın edebiyata olan ilgisi çok genç yaşlarda başladı; henüz 13 yaşındayken Yeni Adana gazetesinin öğrenciler arasında açtığı öykü yarışmasında birinci oldu. İlk şiiri olan ”Yavaşlayan Ölüm”, 1933’te İstanbul dergisinde çıktı. Edebiyat dünyasında adını duyurması 1934’te, Harp Okulu öğrencisiyken Varlık’ta yayımladığı şiirlerle oldu. Şiirlerini Yücel, İnkılâpçı Gençlik, Türk Dili, Yeditepe, Çağrı, Ataç, Yön gibi dergilerde yayımladı.
Bazı eleştirmenler Dağlarca’nın şiirinin üç devre geçirdiğini belirtir: ”Sezgisel Dönem” (1933-45), ”Geçiş Dönemi” (1945-55) ve bugüne dek uzanan ”Akılcı Dönem”. Ş. Kurdakul, Dağlarca’nın değişik dönemlerinde şiirine kaynak olan duyarlılıkların üç yönde geliştiğini söyler. Birincisi tek olarak insanın evren karşısındaki şaşkınlığını, yalnızlığını, korkularını ölüm gerçeğine karşın yaşarken duyduğu bunalımları işlemeye çalıştığı daha çok içe dönük şiirler; ikincisi insanın doğa ve aykırı toplum güçleri, kurulu düzenin görülen görünmeyen yasaları içinde günlük yaşamlarını saran sıkıntı ve acıları, buhran ve patlamaları işlediği dışa açık, toplumsal şiirler; üçüncüsü ise destanlar ve çocuk şiirleridir.
1960’lardan sonraki şiirlerinde ülkede yaşanan toplumsal değişime paralel olarak Dağlarca iç ve dış sorunlara daha duyarlı, ulusal çıkarlara sahip çıkma bilincinin geliştirildiği, sömürüye ve ezilen halkların mücadelesine yakınlık duyan ve emperyalist baskıya karşı çıkan şiirler kaleme aldı. Dayak (1965), Pulsuz Dilekçe (1965), adlı şiirlerinde sömürüye karşı savaş çağrısında bulunurken, Dev Yürümeden Önce adlı alegorik şiirinde emperyalist baskıya karşı çıktı. Vietnam Savaşımız adlı kitabında Vietnamlılara duyduğu yakınlığı dile getirdi. Dağlarca’nın en özel yanlarından biri Cumhuriyet’i izleyen yıllarda, çok özlenmiş olan destan şiirini yaratması, Mustafa Kemal’i eylemi içinde şiirleştirmesi oldu. Ozan, bir toplumu ulus yapan bütün acıların yasıyla zaferlerin sevincini şiirlerinde işledi. Eserlerinde olayları tarihsel gelişimi içinde ve savaşlar çizgisi düzeyinde ele aldı. Bu durum, destanların bütünlüğünü zedelemese bile, her parçanın ayrı ayrı yüklendiği işlevin daha çok önemsenmesine yol açtı.
Dağlarca’nın bir başka özelliği de şiirlerinde çocukları en çok barındıran ozan olmasıdır. Dağlarca’nın, ”Çocuklarda” dizisi kapsamında yayımlanan 20’nin üzerinde kitabı bulunuyor. Dizinin ilk kitabı Açıl Susam Açıl 1967’de yayımlandı ve yazar o günden sonra çocuk kitapları yazmaya hep devam etti. Çocuk şiirleri yıldızları, kuşları, okulu, doğayı ama asıl olarak hiçbir şeye indirgenemeyecek sonsuz bir evreni anlattı. ”Çocukseverliğim şiirseverliğime eşittir” diyen şair, bu yapıtları yazarken kendisinin ilk yaşamını, büyümeyen yanını aydınlığa çıkarttığını söyler.
Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının en verimli şairlerinden biri olan Dağlarca’nın bir özelliği de bütün edebi yaşamını sadece şiire adamasıdır. Kendisini anlatmak için başka hiçbir türü denememiş, şiir dışında bir yol düşünmemiştir. Dağlarca’nın şiirleri bugüne dek pek çok dile çevrildi, birçok ödül kazandı. Ayrıca Türkolog Giselle Kraft tarafından Dağlarca üzerine ”Dağlarca’da Hayvan Sembolü” adlı bir doktora tezi hazırlandı.
2007’de Yapı Kredi Yayınları tarafından Dağlarca’nın toplu eserlerini yayımlama çalışmaları başlatıldı. 2007-08’de daha önceden kitaplaşmamış şiirlerini içeren Orada Karanlık Olurum, Arkası Siz, Genç ve İçeri Sait Faik yayımlandı, Dağlarca’nın seçme şiirlerini içeren Dört Kanatlı Kuş’un yeni basımı yapıldı, ayrıca ”Dağlarca Çocuklarda” dizisinde Ozanın çocuklar için yazdığı kitapların 16’sı yayımlandı. YKY, Dağlarca’nın 3 ciltlik toplu eserlerinin ilk cildi 2008 güzünde yayımlayacak.
Dağlarca’nın yapıtlarından bazıları şunlardır:
Havaya Çizilen Dünya, 1935; Çocuk ve Allah, 1940; Daha, 1943; Çakırın Destanı, 1945; Taş Devri, 1945; Üç Şehitler Destanı, 1949; Toprak Ana, 1950; Sivas’lı Karınca, 1951; İstanbul Fetih Destanı, 1953; Anıtkabir, 1953; Asu, 1955; Delice Böcek, 1957; Batı Acısı, 1958; Mevlana’da Olmak: Gezi, 1958; Özgürlük Alanı, 1960; Hoo’lar, 1960; Cezayir Türküsü, 1961; Çanakkale Destanı, 1965; Vietnam Savaşımız, 1966; Haydi, 1968; 19 Mayıs Destanı, 1969; Hiroşima, 1970; Malazgirt Ululaması: 26 Ağustos 1071-1971, 1971; Bağımsızlık Savaşı, 1973; Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 1973; Horoz, 1977; Çukurova Koçaklaması, 1979; Nötron Bombası, 1981; Yunus Emre’de Olmak, 1981; Çıplak, 1981; Dildeki Bilgisayar, 1992; O’1923/Tapınağa Asılmış Gövdeler, 1998; Seviştilerken, 1999; İmin Yürüyüşü/Biçimlerle Soyunmak, 1999; Ötekinde Olmak (Oralarda/İkisi) 2000; Dün Geceki/En Sevmek (Şeyh Galib’e Çiçekler), 2000; İçimdeki Şiir Hayvanı, 2007.
Büyük şairin vasiyeti: Evimi müze yapın
Şair Fazıl Hüsnü Dağlarca, bu yılın ilk aylarında yaptığı bir röportajda ölümünden sonra Kadıköy’de yaşadığı evin müze haline getirilmesini vasiyet etmişti. Evini Kadıköy Belediyesi’ne bağışlayan Dağlarca, Mühürdar Caddesi’ndeki evinde kendisini ziyaret eden Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk’e, evinin müzeye dönüştürülmesi için vasiyette bulundu.
Dağlarca, Öztürk’e, "Barış Manço’nun evinin belediye tarafından müze olarak düzenleneceğini öğrenip memnun oldum. Ben de yıllardır içinde yaşadığım, şiirlerimi yazdığım evimin ölümümden sonra yaşamaya devam etmesini istiyorum. Evimi alıp müze olarak düzenlesinler" dedi.
Ünlü şair, müzenin yaşayan bir müze olması, bir bölümünde kitapları ve eşyasının sergilenmesi, bir kısmının da kafeterya gibi olmasını dileğini Öztürk’e aktararak, "Buraya gelip gençler, kadınlar, kızlar otursun, kitap okusun, bir şeyler içsinler. Tabii burayı belediye işletsin" diye konuştu.
Dağlarca, vasiyetinin nedenini ise şu şekilde açıkladı: "Ben İstanbul’un birçok yerinde ikamet ettim. Gezdim, gördüm, yaşadım. Ama en çok Kadıköy’ü sevdim. Tabii Kadıköy eskiden bir başka güzeldi. Güzellik sergisiydi; çirkin kadın, çirkin adam, çirkin çocuk yoktu. Ya da biz göremezdik. Kadıköy’e Moda’ya çıktığımız zaman, üstümüze başımıza ayrı bir özenirdik. Kadıköy’ün kadınları hep güzel kokardı." Dağlarca, çocukları çok sevdiğini belirterek, "Onlar için çok kitap yazdım. Okullara gittiğimde etrafımı sarıp imza istemeleri de beni çok mutlu ediyor. Ama artık sokağa çıkamadığım için gidemiyorum. Evim müze olursa çocuklar gelsin burada iyi vakit geçirsinler istiyorum" şeklinde konuştu. |
|
| Başa dön |
|
 |
Ozzy TecrübeLi

Kayıt: 22.09.2006 Mesajlar: 978 Tema: extremedarkred
Şehir: İstanbuL Ruh Hali: 
Level : 27
|
Tarih: Cmt 18 Ekm 2008 16:22 Mesaj konusu: Türk Edebiyatının Acı kaybı Şair Fazıl Hüsnü Dağlarca |
|
|
ÜÇ ŞEHİTLER DESTANI' ndan
- DURDUK, SÜNGÜ TAKMIŞ KÂFİR -
Durduk, süngü takmış kâfir ayakta,
Bizde süngü yok.
Bir hayret kızıllığı akardı üstümüzden
Dehşetten daha çok.
Durduk, süngüsü düşmanın pırıl pırıl,
Önümüze çıktı bir gündüz bir gece.
Korku değil hâşâ,
Bir büyük düşünce.
- MEHMETÇİK -
Atıldı Mehmetçik, büyüyü bozdu,
Bir düşman süngüsüne, göğsünden
Bu şehadetle kayalar yarıldı sanki
Dipçik gürültüsünden.
Soruyordu herkes birbirine:
"Parlayan şey bu mu?"
Muzaffer oluyordu bileklerimizde,
Tarihin ilk dipçik hücumu.
Hayran oluyordu koca gökyüzü
Göğüslerimizde büyüyen bahta
28 Mart günü bir Adsız-tepe'de
Çeliğe karşı tahta.
- SÜNGÜLERİN UCUNDA -
Son altmış adım bize bir yudum şerbet
Düşen kahramanın sevgisiyle al,
Köyde mi görmüştük, ormanda mı,?
Bizim içimize sığmış o kartal?
Son kırk adımın lezzeti daha hızlı;
Başladı hayatımızda şehitlerce bir yarış.
İlerledik cihan cihan,
Karış karış!
Son yirmi adımı uçuyorduk,
Almıştı herkes dipçiğini avucuna.
Yine bir duraklama,
Geldik düşman süngüsünün ucuna.
- MUSTAFA KEMAL -
Mustafa Kemal'i gördüm düşümde,
"Daha!" diyordu.
Uğruna şehit olasım geldi hemen,
"Sabaha!" diyordu.
Al bir kalpak giymişti al,
Al bir ata binmişti al,
"Zafer ırak mı?" dedim,
"Aha!" diyordu.
- TABUR BİR MUCİZE İÇİNDEYDİ -
Bir muhabbet sarmıştı her yönü
Vatanı ve bizi seven
Çoğalmıştık bir uçtan bir uca, bir rüya gibi
Büyüyordu ova kendiliğinden.
Neydi damarlarımızda çoğalan, çoğalan?
Neydi bu tepenin adı?
İçimizde sadece vatan değil,
Yeryüzü kadar bir şey vardı.
Ateş mi gelirmiş, yel mi esermiş?
Akıyoruz, hayatımız nerede pek belli değil.
Kurtulmuşuz bedenden artık,
Kimse ayaklı elli değil.
- MUSTAFA KEMALLERCE -
Atılıyorduk kâfire,
Hepimizin bir yanı hilâl gibi,
Bir göz vardı üstümüzde göklerden,
Mustafa Kemal gibi!
Savaşırken yaşamak,
Anam südü kadar helâl gibi,
Ölüm hem büyüktü, hem kolaydı,
Mustafa Kemal gibi.
Atılıyorduk bir devre,
Tarihlerden süzülmüş bir hâl gibi:
Hepimiz, hepimiz,
Mustafa Kemal gibi!
Fazıl Hüsnü Dağlarca |
|
| Başa dön |
|
 |
|
|
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
|
|
mizah
komik
forum
oyun
animasyon
en
çok
video
yuotube
komedi
komik animasyonlar
mizah forum
komik videolar
oyunlar
animasyon oyunlar
forum mizah
animasyonlar
videolar
komik forum
youtube
mizahi
forum komik
asil
komik resimler
karikatürler
eğlence
eğlenceli
resimler
wallpaperler
rock
metal
rap
müzik
sayfaları
komikler
karikatür
siteleri
yutube
yotube
web
sitesi
sayfası
|
|